DOLAR 32,2053 -0.22%
EURO 35,1156 -0.22%
ALTIN 2.498,171,32
BITCOIN 21520711,61%

70 Lİ YILLARDA YOKLUK, 2022 DE YOKSULLUK KUYRUKLARI…

4 Nisan 2022 16:18

Okunma: 100 kez okundu.

Özellikle son yıllarda ve günümüzde bazı kesimlerce dillere pelesenk olmuş bir şekilde  hep 70li yılların kuyruklarından bahsedilir ve anlatılır enteresan olanı da o günleri yaşayanlardan ziyade yaşamayanların kulaktan dolma ve yanlı bir şekilde bilip bilmeden anlatması…

Doğru 70’li yılların ikinci yarısında Türkiye’de yokluk ve kuyruklar vardı. İnsanlar ceplerinde para olsa dahi akaryakıt, tüp, yağ, şeker ve sigara gibi bazı sınai ve ithal ürünleri, çarşıda pazarda bulamaz; ya el altından karaborsadan temin etmeye çalışır ve yahut da saatlerce kuyrukta bekleyerek satın almaya uğraşırdı.

Ben o yıllarda çocuktum, yağ, şeker, gazyağı, sigara ve ucuza almak için et – balık kurumunda et kuyruklarında çok bekledim.

Otomobillerin, Traktörlerin benzin istasyonlarında saatlerce kuyrukta beklediğini, sırası gelenin depoyu ve bidonları doldurduğunu da dün gibi hatırlıyorum.

O yıllarda mutfak tüpü de zor bulunur, tüp doldurmak için saatlerce kuyruk beklenirdi.

Elektrikler planlı olarak günde 2 – 4 saat kesilirdi, şehirlerde kaloriferli evlerde kazanlar yanmaz insanlar zemherinin ayazında kat kat battaniye altında titreşirdi. Elektrik olsa bile çoğu zaman fueloil bulunmaz, kazan kömürlü değilse gene yanmazdı.

Peşinen söyleyeyim, o dönemde insanlar yoksul değildi, kuyruklar yoksulluktan ortaya çıkmamıştı, piyasada mal, özellikle de sınai mallar yoktu. Fakat insanların cebinde para vardı; kimi kuyruk sırası geldiğinde ve kimi de tezgah altında bulduğunda parayı verir, istediği ürünü alırdı.

Sınai olmayan; ekmek, sebze, meyve, et, süt gibi gibi mallarda ise zaten bir sıkıntı yoktu.

Günümüzde ise gene kuyruklar var, lakin bu sefer mal sıkıntısı yok, piyasada her mal kolaylıkla bulunuyor. Cebinde parası olan istediği malı, istediği yerden alıyor, kimse herhangi bir malı bulamadığı için kuyruğa girmiyor. yoksulluktan kuyruğa giriyor.

Bu gün oluşan kuyruklar para sıkıntısından ve yoksulluktan;

Cebinde parası olmayan insanlar üç kuruş ucuza ekmek alabilmek için belediyelerin ekmek büfeleri, ya da ucuza sebze meyve satılan tanzim satış tezgahlarının önünde kuyruğa giriyor.

İşe girmeye çalışanların oluşturduğu kuyrukları da her gün görüyoruz, 100 kişi işe alınacaksa 30 bin kişi kuyruğa giriyor, İŞKUR bürolarının önünde, kuyruklar uzayıp gidiyor.

Devletin sosyal yardım dağıttığı, PTT gişelerinin önünde uzayan kuyrukların ise ucu bucağı görülmüyor.

Akaryakıt da artık her istasyonda gani, lakin kaç kişi pompaya yanaşıp “doldur bakalım” diyecek, cüzdana sahip?

Doğru bugün tüp kuyrukları da yok! Zaten de çoğu ev doğal gaza geçmiş, artık tüp de kullanmıyor, kuyruk yok ama faturayı ödeyemediği için doğal gazı kesilen çok mu çok.

Evet planlı elektrik kesintileri de gündemde değil, fakat memlekette kaç hanenin, kaç tarlanın, kaç iş yerinin, kaç dükkanın, kaç atölyenin ya da fabrikanın borcunu ödeyemediği için elektriği kesik biliyor musunuz?

Kaloriferlerde artık fueloil ya da kömür yanmıyor, doğal gazla çalışan kazanlar ya da kombiler kullanılıyor, doğal gaz bulmakta da bir sıkıntı yok, sıkıntı doğal gaz faturasını ödemekte değil mi?

Marka marka yağ da artık her markette bulunuyor, lakin 5 litresi çıkmış 190 küsur liraya bu sefer yağ alacak para her cepte yok…

Açıkçası bu günkü kuyruklar da, mahrumiyetler de yokluktan değil tamamı ile yoksulluktandır…

Bakınız 70’li yılların sonunda CHP iktidarında yokluk vardı, kuyruklar da vardı doğru ve lakin neden vardı? Bunu soran yok…

Ayrıca petrol, benzin, yağ, şeker gibi maddelerin yokluğu sadece CHP iktidarlarında değil, aynı zamanda Demirel’in 70ler’de kurduğu Milli Cephe Hükûmetleri zamanında da yaşanmıştır. Demirel’in o zamanlarda söylediği “Benzin vardı da biz mi içtik.” sözü ve Türkeş’in Başbakanlıkta palto ile oturması hala hafızalardadır.

Ben o dönemdeki yoklukların ana sebebini söyleyeyim:

Tarihte; Ekim 1973’de başlayan Arap – İsrail savaşı o dönemde petrol fiyatlarını 1 yıldan kısa bir sürede 4 kattan daha fazla arttırmıştı. Aynı zamanda bu savaş sırasında Petrol Üreten ve İhraç eden Arap ülkeleri İsrail’e destek veren ülkelere petrol satmayacağını ve petrol ihracatını kısacağını açıklamış küresel piyasaları vuran çok ciddi bir petrol ambargosu başlatmışlardı, petrol ürünleri yokluğunun ana sebebi budur.

Kimse OPEC’in petrol üretimini kısması sonucunda fırlayan petrol fiyatlarından, o dönemde Amerika’da bile ortaya çıkan akaryakıt kuyruklarından dem vurmuyor.

Diğer yandan kimse Amerika ve Avrupa’nın Kıbrıs Barış Harekatı yüzünden uyguladığı askeri, sınai ve mali ambargolardan ve bu ambargolar sonucunda duran sınai üretimden de bahsetmiyor.

Kimse 2. Dünya savaşında kurulan yeni para düzenini oluşturan ”Bretton Woods” sisteminin çökmesi yüzünden alt üst olan döviz piyasalarını da anlatmıyor. (Bretton Woods uluslararası para idare sistemi, dünyanın önde gelen devletleri arasındaki ticari ve finansal işlemlerde uyulması gereken kuralları belirler.)

Bütün bu sebepler geçmişte yaşanan yoklukları, ve kuyrukları eleştirmemek için elbette bir gerekçe olamaz ve lakin “kendi gözündeki merteği görmeden, elin gözündeki çöpe laf eden kişi” durumuna da düşmemek için herkesin eleştiri ve laflarının insaf çizgisinde olmasına dikkat etmesi lazım…

Kalın Sağlıcakla…

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.