DOLAR 32,8233 0.96%
EURO 35,3143 0.89%
ALTIN 2.466,071,39
BITCOIN 21740362,67%

HAYRETİM şaştı CÜCÜK aklım yine KARIŞTI !

2 Ağustos 2023 16:38

Okunma: 78 kez okundu.

Hele bakın arkadaşlar bu VALİLİK ne diyor, ne demek istiyor ?
Muğla Valiliği, (AKBELEN’de) “AĞAÇ KESİMİ YAPILAN YERLERE BENZER özelliklerde 130 bin FİDAN dikimi gerçekleştireceğiz” diye bir açıklama yapmış.
Yahuuu, AYNI YERİ yeniden AĞAÇLANDIRACAKSAN mevcut ağaçları niçin KESTİN, kestirdin ve KESTİRİYORSUN ?
Her zaman derim ki, SÖVMEK ferahlıktır, sövmek RAHATLIKTIR.
Sövmeyip de içine atmak HASTALIKTIR.
Bakın hele, NEYZEN TEVFİK bu konuda neler demiş:
NEYZEN TEVFİK’in hayatını anlatan bir kitabı okurken aşağıdaki yazıya rastladım:
“EŞEK Gazetesi tarafından açılan “SÖVMEK” konulu bir ankete, NEYZEN TEVFİK şu cevabı vermişti:
“Azizim, SÖVMEK müsekkin-i âsabtır (sinirleri dinlendiricidir). Binaenaleyh herkes için MEŞRU bir haktır. Ben bu hususta hiçbir hudut tanımam. Bazı kimseler, bilhassa matbuat, sövmenin fena olduğundan bahsediyor.
Bazıları sövülecek kimselerin meziyetlerinden birini söyleyerek sövmeyi men etmek istiyorlar. Mesela ‘O BÜYÜK adamdır, SÖVÜLÜR mü ?’ diyorlar.
İşte buna şaşıyorum. ‘O, büyüktür sövme, diğeri küçüktür sövme, cahildir sövme, değeri yoktur sövme, çocuktur sövme, ihtiyardır sövme, o halde kime sövmeli ?’
Binaenaleyh, SEVME hürriyeti olduğu gibi SÖVME eşitliği de olmalı. Herkes dilediğine SÖVEBİLMELİDİR”
Hayatın temeli ve esası GÜLMEKTİR. Keşke her zaman SEVİNSEK ve gülebilsek de, DERTTEN-Kederden ÜZÜNTÜDEN-Hüzünden uzak kalabilsek.
Ve hep HANDÂN kalsak da, NÂLÂN olmasak.
Ama SÖVMEYİ de ihmal etmesek.
Ya da, GÜLEREK SÖVEBİLSEK !
Çünki, zamanımızda SÖVÜLECEK o kadar çok İNSAN kılıklı MAHLUK var kiiii … !?
Ne dersiniz haksız mıyım ?
Dolayısıyla da heç MUTMAİN değilim.
Bakın hele !
DİB’in Başkanı Ali efendinin kızı FEYZA hanım, internet sitesindeki hesabına havaalınında üç çocuğunun resmini koymuş ve artık istediği gibi Yurt dışına çıkamamaktan yakınmış ve 8 yaşındaki kızının Yurt dışında 13 ülkeyi, 5 yaşındaki oğlunun ise Pandemiye denk geldiği için ancak 2 ülkeyi gezebildiğini; 3 yaşındaki en küçük oğlunun ise Yurt dışına heç çıkamadığını belirterek , “FASÜLYECİM, Yüro 30 lira oldu maalesef. Şimdi cennet vatanımızda nereleri görebilirsen artık. Hiç sesini çıkarma” demiş.
Beni TEESSÜRE gark eden, ELEMLERE boğan bu habere bakıp; bu “YÜRO denilen şeyi OTUZ liraya hangi ZÂLİM çıkarmış ” diyerek TEESSÜFLERİMİ bildirmekten, yani şiddetle ve hiddetle KINAMAKTAN geri durmuyorum ve hatta bundan ZEVK duyuyorum.
Lütfen üzme kendini Feyza Bacım, Baban eksikliğini çektiğin bu durumu giderici bi çare bulacaktır mutlaka .
O’nun bi OKUMASI bi DUASI bile sizin yeniden Avrupa’yı Amerikayı falan gezmenizi sağlayacaktır muhakkak. Yeter ki, sen sakin olasın, sinirlerine hâkim olasın ve mevcut RIZKINA razı olasın.
Ve yine bi daha bakın hele !
NAGEHAN ALÇI denilen karıyı tanırsınız ve kocası olan ROK’u da bilirsiniz. Yani Rasim Ozan Kütahyalı’yı …
Her ikisi de, biliyorsunuz ki, yazılarıyla, TeVe konuşmalarıyla her an, her yerde ve her fırsatta Türkiye’e ayar çekiyorlar, ahâliye nizâm veriyorlar, hizaya sokuyorlar.
Bizler de bunlardan nasibimizi alıyorkeeennn ;
Bu Nagehan, NÂGEHÂNÎ bi hareketle yani ANİDEN orta yere çıktı ve yani isminin manâsına layık ve ismine uygun ANİ bi hareketle, artık dayanamadığını ve BOŞANMA davası açmak zorunda kaldığını cümle âleme duyuruverdi.
Kadıncağızın dertlerini okuyunca TEESSÜRÜM boğazıma düğümleniverdi yaav.
Bu kadıncağız, boşanma davası dilekçesinde söylediğine göre; bu ROK’tan MALİ, SOSYAL ve PSKİKOLOJİK ŞİDDET görüyormuş, zavallı.
Bu ROK, “dediğim dedik bi kişiliğe sahip imiş”
Bu ROK, bu Kadıncağıza bi çok KREDİ Kartı çıkartırmış ve kendi alıp kullanmış ve bunun borçlarını da bu Nagehan’a ÖDETMİŞ.
Bu ŞİDDET, evliliğinin son yıllarında DAYANILMAZ boyutlara ulaşmış. Ve bu yüzden AYRI ayrı evlerde yaşamaya başlamışlar.
Ama, el-âleme karşı EVLİLİK ROLÜ yapmaya devam etmişler.
Nasıl yaparsın bööle bu ZULÜMÜ eeeyyy ROK !?
Aha şimdi bu Nagehan kadın, bu ROK’tan 10 MİLYON lira maddi, 30 MİLYON lira MANEVİ tazminat ve çocukları için de aylık 60 bin lira NAFAKA istemek zorunda kalmış.
Bence çok mütevazı bi istek.
Ve bence, böölesine ZULÜMÜN yarattığı üzüntünün karşılığı MANEVİ tazminatın 300 MİLYON olması lazımdı.
Bu zamanda bunlar için veya böylelerinin yanında ÜÇYÜZ MİLYON lira nedir ki OTUZ MİLYON ne olsun !?
Neyse, bana ne yaav.
Ve yine neyse …
Bunları yazdım da TEESSÜRÜM biraz eksildi, sakinledim, TESKÎN oldum.
Lütfen sizler de fazla üzülmeyin, sakin olun ve eğer üzdüysem de özür dilerim.
En eyisi ZİYA Paşa’nın şu şiiriyle yazımı bitireyim:
Anlar ki verir lâf ile dünyâya nizâmât
Bin türlü teseyyüb bulunur hânelerinde
(Teseyyüb = Tembellik, kayıtsızlık. Nizâmât = Düzenler, intizâm)

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.