DOLAR 32,7932 0.89%
EURO 35,2943 0.87%
ALTIN 2.467,381,45
BITCOIN 21703932,32%

RAHMET BEKLERKEN…

6 Mart 2023 17:46

Okunma: 114 kez okundu.

Son yılların en kurak kış mevsimini geçiriyoruz. Yağışa ve suya hasret kalan topraklar, yaklaşan zor günlerin ayak seslerini bizlere bangır bangır bağırıyorlar. Yaşadığımız asrın en büyük felaketlerinden biri olan 6 Şubat depremlerinin ardından, toplum olarak pek de fark etmek istemediğimiz susuzluk problemi gerçekten çok büyük bir sıkıntıdır. Mesele sadece musluktan akan suyun kesilmesi değil, aynı zamanda tarımsal ürünlerin yokluğundan da ortaya çıkacak sorunlar, çok ciddi toplumsal bir problem olmaktadır. Uzun yıllardır makale ve haber aralarında gözümüze çarpan; gelecekte yaşanma ihtimali çok yüksek olan “Su Savaşları” artık aklıselim insanları korkutmaya başlamıştır. Sizin ülkenizde bulunan ve sınırlarınızı aşarak diğer ülkelerinde kullandığı büyük nehirlerde su kısıntısı yapmaya başladığınızda sonuçlarını düşünebiliyor musunuz? Bu noktada suyun petrolden daha değerli olmadığını kim söyleyebilir?

Gelişmiş ülkelerde uygulanan sistemleri dikkatle incelemeliyiz. Suyun tasarruflu kullanımı için halkın bilinçlendirilmesi, artık su zengini bir ülke olmadığımızın kabul edilmesi gerekmektedir. Yağmur suyunun depolamak, evlerde kullanılan az kirli suların tuvaletlerde kullanılması gibi basit ve ucuz yöntemleri hayatımıza sokmamız gerekmektedir.

Kullanmakta olduğumuz suyun, musluklarımızdan akana kadar, ne kadar zorlu bir yol geçirdiğini asla unutmamamız gerekmektedir. Onlarca kilometrelik hatlar ile bize ulaşan suyun her damlasının kıymetini bilmeliyiz.

Biz sade vatandaş olarak bu noktada üzerimize düşen görevleri yapabiliyor muyuz? “Evet, ben su tasarrufuna çok dikkat ediyorum… Elimden geldiği kadar suyumuzu tasarruflu kullanıyorum!” diyebilecek insan sayısı çok azdır.

Yüce Yaratandan rahmet beklerken, biz de kul olarak üzerimize düşen görevleri yapmalıyız.

Mesela israfı hayatımızdan tamamen çıkarmalı, tasarrufu bir yaşam biçimi haline getirmeliyiz. Rahmet beklerken, “niye bu rahmetten yoksun bırakılıyoruz?” diye düşünmemiz gerekmektedir. İçerisinde imtihan olduğumuz bu dünya sadece kendimizi düşünüp, vurdumduymaz bir şekilde yaşamamız için mi yaratıldı? Bir hadiste Peygamber Efendimiz (S.A.V.) "Yeryüzündekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin." diye boşuna mı söylemiştir. Evde kuruyan ekmeği çöpe atmayıp, balkon kenarında kuşlara doğramak, bardakta az kalan suyu lavaboya dökmeyip, saksıdaki çiçeğin dibine dökmeye çalışmayı elbet Rabbim görecektir.
Askerlikte bir yazı çok dikkatimi çekmişti… Lamba açma kapama düğmesinin üzerinde “Lüzumsuz ise söndür” yazıyordu… Ne kadar güzel ve öğretici bir uyarı… Lüzumsuzca musluklardan akan suyu düşünebiliyor musunuz? Belki bir evde ir ayda tonlarca su bu şekilde boşa akıyordur. Su tasarruflu muslukların kullanılması, bulaşıkların makinede yıkanması gibi tedbirler aile bütçesine de katkı
sağlayacaktır.

Rahmet beklerken, rahmet sahibinden korkarak, kul olduğumuzun bilinci ile hareket edeceğiz.

Zira gözümüzün gördüğü, görmediği; aklımızın yettiği, yetmediği her şey O’na aittir. Ve her şey O’nun rahmetine muhtaçtır. Rahmet beklerken, yarattığı en güzeli örnek alıp, O’nun gibi davranmaya çalışacağız. Başka ne bir yolumuz ne de bir alternatifimiz vardır.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.